Genel Merkez:   0 262 311 00 34 - 0 507 746 18 18        İstanbul:   0 216 572 34 17 - 0 542 746 17 34        E-Posta:   bilgi@refleksakademi.com

HARİS BEGOVİÇ

HARİS BEGOVİÇ

HARİS BEGOVİÇ ( Uzman Fizyoterapist )

Refleks Akademi Refleksoloji Center Hizmete girdiği zaman itibariyle Kocaeli   bölgesinde önemli bir ihtiyaca cevap vermiş bulunmaktadır. Bende zaman zaman   yazılarımla katkıda bulunmaya, sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

Fizyoterapistlik Mesleği, dünyada yaklaşık 112 yıldır, ülkemizde ise 45 yıldır   toplum sağlığı ve yaşam kalitesi ile doğrudan ilgili bir bilim dalı olarak gelişimini   sürdürmektedir.

Bel Ağrısı ve Refleksoloji

Ayak tabanına masaj bel ağrısını giderebilirmi? Uzmanlaşmış  refleksologlar  ayak  tabanının belirli bölgelerine basınç uygulıyarak vücudun bir çok bölgesinde ortaya çıkan ağrıyı giderebildikleri gibi omurga ağrısını da çok efektif bir şekilde giderebiliyorlar. Basınç noktalarına  stratejik bir şekilde basınç uygulayarak stres kaynaklı, iç organlardan kaynaklı,baş ağrısı, bel ve boyun ağrısını büyük ölçüde gideriliyor. Bel ağrısı bir çok sebepten kaynaklı olabilir ama en sık karşılaşılan sebepler arasında kas iskelet sisteminde ortaya çıkan dengesizlikler  veya  psikolojik sebepli (anksiyete ve depresyon) ağrılardır. Doğru refleksoloji uygulamalarıyla ağrılar büyük ölçüde giderilebiliyor. Bel ağrısının kaynağını belirledikten sonra, ağrının başlama hikayesini, geçmişini, sosyal statusunu ve günlük yaşam aktiviteleri sorguladıktan sonra refleksolojiye olan uygunluğu saptanıyor. Refleksolog tarafından spesifik refleks noktalarına basınç uyguliyarak yapılan refleksoloji uygulamaları tek başına bir tedavi olabildiği gibi fizyoterapi gibi diğer tedavilerle de kombine bir şekilde uygulanabilir.

Bel Ağrısının Sebepleri ve Refleksoloji ?

Bel ağrısı fiziksel veya duygusal sorunlardan dolayı ortaya çıkabilir. Bel ağrısının sebebini belirledikten sonra tedavinin akışı hakkında karar verilir. Örneğin, eğer yakın zamanda yakınınızı kayb ettiyseniz ve çok stresli bir olay geçirdiyseniz bel ağrısından şikayet ediyor olabilirsiniz. Bu durumda eğer üzüntünüzü dışa yansıtabilen bir kişiliğe sahip değilseniz, üzüntünüzü paylaşmiyorsaniz ayak tabanının altında bulunan algılayıcılar (sensitiv bölgeler) arasında dengesizlikler ortaya çıkar. Bu durumda ayağa yapılacak olan masaj ve belirli refleks bölgelerine yapılacak olan uyarılarla, özellikle topuğun ortasından orta ayak bölgesine kadar , oldukça fazla rahatlama sağlanabilir. Duygusal durumumzla yüzleşmekten ziyade onu bir kenara itiyorsak kas iskelet sistemi bu durumdan etkilenecektir, günlük yaşantımızda yer çekimine karşı çalışması gereken kaslar yeterince kuvvet sarf edemeyip refleks olarak spazma girecekler ve günlük yaşantımızı kaliteli bir şekilde sürdürmemizi engelleyecek  bel ve sırt bölgesinde ağrıyı hissedeceğiz. Ayak tabanına yapılacak olan refleksoloji uygulamalar ile duygusal stresimizi etkin bir şekilde uzaklaştırabiliriz. En az 3 seansla başlayıp kişinin durumuna göre devam ettirilir.
Eğer bel ağrınız fiziksel sebeplerden dolayı kaynaklaniyor ise ozaman ağrıyı gidermek daha zor olabilir. Bu sebepler arasında uygun posturde günlük yaşamı devam ettirmemek, omurganın dizilim bozuklukları ve bunun neticesinde ortaya çıkabilecek sinir basıları durumu daha da komplike bir hale getirebilir. Bu durumda reflekesoloji tedavisini tek başına değil , fizyoterapi uygulamalar ile kombine bir şekilde alırsak tedaviden yüksek oranda yararlanmaktayız. Refleksoloji hastanın durumuna ve teşhisine göre tek başına bir tedavi olabilir, diğer tedavilere destekleyici bir tedavi olabilir ayrica omurganın hangi bölgesinde sorun olduğuna dair bölgeyi saptamakta da teşhis amaçlı kullanılabilir. Bu durum da refleksolojiyi çok özel bir tedavi ve teşhis şekli olarak kılmaktadır.
Refleksoloji uygulamalarından teşhis ne olursa olsun her  yararlanabildiğiniz gibi duygusal ve stres kaynaklı bel ve sırt ağrılarında şiddetle önermekteyim.

Ağrısız, esnek ve dik duruşunuzla kendinize güven dolu yaşam dilerim.

Uzman Fizyoterapist
Haris BEGOVIC

YAZARIN ESKİ MAKALELERİ :

Fizyoterapi bilimi, kas iskelet sinir sisteminin, anatomisi, egzersiz, masaj, çeşitli fiziksel ajanların vücut sistemlerine etkileri ile ilgili bilgiler ışığında fiziksel fonksiyonların geliştirilmesi amacı ile başlamıştır.

Fizyoterapistlik mesleği dünyada özellikle savaşlar, travmalar ve çocuk felci epidemilerini takiben oluşan özürlü nüfusun fonksiyonel kayıplarını giderebilmek amacı ile doğmuş ve pek çok aşamadan geçerek günümüzdeki popüler konumuna ulaşmıştır. Günümüzde tıp bilimindeki ilerlemeler ve sağlık bakım alanındaki gelişmelere paralel olarak hastaların yaşama şanslarının artmış, yaşamak kadar yaşam kalitesinin önemli olduğunun anlaşılması ile sağlıklı olmak tanımının daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi fizyoterapistlere duyulan ihtiyacı arttırmıştır.

Fizyoterapi ve rehabilitasyon, hareket yetersizliğine yol açan hastalıklar, yaralanmalar ve ağrılı durumlar sonrasında fonksiyonel durumun olabildiğince iyileştirilmesi ve devamı için bilimsel kanıtlara dayalı değerlendirme ve fizyoterapi rehabilitasyona özel tedavi yaklaşımlarının fizyoterapistler tarafından uygulandığı bir bilim dalıdır. Sağlıklı yasamın temel kavramlarından olan fiziksel uygunluk, fizyoterapistler tarafından geliştirilmiş bilgi, beceri ve yaklaşımların kullanımı ile devam ettirilebilmekte veya artırılabilmektedir.

Fizyoterapist, yaralanma, hastalık, doğuştan gelen özür, hareket sistemi bozuklukları veya diğer durumlardan kaynaklanan ağrı ve fonksiyon bozukluklarında; kişilerin fonksiyonel limitasyonlarını, ağrıyı, özrü ve yeteneklerini özel ölçme, değerlendirme ve inceleme yöntemleri ile belirleyerek hekimin tanısına göre, fonksiyonun ve fonksiyonel kapasitenin geliştirilmesine yönelik fizyoterapi ve rehabilitasyon programını planlayan, uygulayan ve tekrar değerlendirerek rapor eden, sağlıklı kişilerin sağlığını devam ettirmek amacıyla uygun egzersizler / koruyucu programlar planlayan mesleki otonomiye sahip olan bir sağlık personelidir.

Belli meslekler insanlık var oldukça devam edecektir. Fizyoterapistlik de bunlardan birirdir. Modern teknolojinin acımasız sonuçları nedeniyle doğuştan gelen sakatlıklar ve sağlıklı kişilerin de yaşamında karşı karşıya kaldığı sağlık sorunlarının giderilmesi sırasında Fizyoterapistlere ihtiyaç devam edecektir.

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Fizyoterapist olmak isteyenlerin;
– Fen bilimlerine, özellikle biyoloji ve fiziğe ilgili ve bu alanlarda başarılı,
– Bedence güçlü ve dayanıklı,
– Göz ve ellerini eşgüdümle kullanabilen,
– El ve parmak becerileri gelişmiş,
– Başkalarını anlayabilen ve onlara yardım etmekten hoşlanan,
– Sabırlı, sevecen, dikkatli ve sorumluluk sahibi
kimseler olmaları gerekir.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER

Mesleğin eğitimi çeşitli üniversitelere bağlı yüksekokulların Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünde verilmektedir.(Fizyoterapi okulları sitemizin okullar bölümünde ayrıntılı olarak incelenmektedir)

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ

Fizyoterapistlik mesleğinin eğitim süresi 4 yıldır.
Eğitimleri süresince öğrenciler: Türk Dili ve Edebiyatı, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Yabancı Dil gibi genel kültür dersleri ile, Biyoloji, İnsan Anatomisi, Fizyoloji, Histoloji, Fizik, Kimya, Psikoloji gibi temel tıp bilimleri yanında, Isı-ışık, Elektroterapi, Özel Tedavi Hareketleri, Kinezyoloji, Biomekanik, Yardımcı Cihaz ve Protez Eğitimi ve diğer mesleki dersleri kuramsal ve uygulamalı olarak alırlar.

MESLEKTE İLERLEME

– Fizyoterapistler üniversitelerde akademik kariyer yapabilirler.
– Çalıştıkları işyerinde belli bir alanda uzmanlaşabilirler (yanık, felç vb.).
– Çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda, uzmanlık alanları, tecrübeleri, kurum ve kuruluşların hizmet içerikleri doğrultusunda yönetim kademelerinde yer alabilirler.

Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon oldukça geniş hastalık gruplarına hitap etmektedir.
Bunlar Arasında:
*Medulla spinalis lezyonları
*Tam veya kısmi felç
*Travmatik beyin yaralanmaları
*Periferik sinir yaralanmaları
*Multiple skleroz
*Cerebral palsy
*Spina Bifida
*Poliomyelit
*Kırık
*Artroplasti
*Skolyoz
*El Rhb.
*Spor yaralanmaları
*Ampute Rhb.
*Nörojenik mesane ve barsak disfonksiyonları
*Enflamatuar romatoid hastalıklar ( Romatoid artrit, seronegatif spondiloartritler vb.)
*Osteoartrit
*Ağrı ( Bel, boyun ağrıları vb.)
*Fibromiyalji
*Myofascial ağrı
*Sistemik romatizmal hastalıklar ( Sistemik lupus eritamatozus, scleroderma, enflamatuar myopatiler vb.)
*Kanser Rhb.
*Post-op ve Pre-op Rhb.
*Kardio-Pulmoner Rhb.
*Geriartrik Rhb.
*Organ transplantasyonları sanrası Rhb. sayılabilir.

FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ İLİŞKİSİ:

Refleksoloji ve Fizyoterapi Oluşan hastalıklar ve yaşanan sorunlar neticesinde birbirinden faydalanan alanlardır. Bununla beraber Refleksoloji fizik tedavi çalışmalarındaki verimliliği arttırmakla birlikte sonuç alımını hızlandırır.Bazen uygun olan vakalarda birkaç senelik çalışmayı birkaç aya sığdırabilmektedir. Yine de fizyoterapi engelli çocuklarda ve bireylerde temel çalışma olmalıdır.