Genel Merkez:   0 262 311 00 34 - 0 507 746 18 18        İstanbul:   0 216 572 34 17 - 0 542 746 17 34        E-Posta:   bilgi@refleksakademi.com

MUHİTTİN ERKAYA

MUHİTTİN ERKAYA

MUHİTTİN ERKAYA ( Özel Peteğim Özel Eğitim Okul Sorumlusu )

10-16 Mayıs Dünya engelliler haftası.. Gün geldi sakat dedik bu güzel insanlara, gün geldi özürlü, gün geldi engelli. Son zamanlarda da ” özel gereksinimli bireyler” yada ” gereksinimleri özel bireyler” demeye başladık. Öyle yada böyle, nasıl anlatılır bilmem ama bildiğim ve inandığım şey, o güzel insanlardan bahsederken incitmemeye özen göstermemiz gerektiğidir. Sadece onlara değil, ailelerine de, hele yorgun yürekleri içi su kabarcıklarla kaplanmış annelerini de incitmemeye özen göstermeli büyük bir hassasiyetle. Nasıl ifade edilirlerse edilsin bu güzel insanlar sadece ailelerinin değil toplumun bir imtihanı olduğu gibi emsalsiz bir nimettir de anlayana. Ömrünün neredeyse otuz yılını kendileriyle birlikte geçirmiş biri olarak kendi adıma ben böyle düşünüyorum. Siz ne düşünür nasıl bakarsınız bilmem ama ömrünün neredeyse otuz yılını kendileri ile geçirmiş biri olarak şahsen ben zaman zaman, ” Kimbilir mahşerde hangisinin eteklerine yapışıp af ve mağfiretime vesile arayacağım?” diye düşündüğüm çok olmuştur.

10- 16 Mayıs Dünya engelliler haftası..Son yıllarda bu güzel insanlar için güzel çalışmalar yapıldı yeterli olmasa da. Daha yapılacak çok var tabi ama esas yapılması gereken mantık değişimi, bakış. Bakın her yıl olduğu gibi bu yıl da toplantılar, seminerler, eğlenceli şenlikler yapılacak, bazılarının samimi gayretlerinin yanında bazıları da nutuklar atacak kulaktan dolma bilgilerle. Keşke, ah keşke gereksinimleri özel bu güzel insanlar için yapılması gerekenler ve samimi bir biçimde yapılmak istenenlerden önce işin mutfağında bulunmuş kişilerden bilgiler alınarak yapılsaydı çalışmalar. İşte o zaman yapılanlar en yüksek düzeyde faydalı olacak, sorunların çözümünde etkili olacak. Keşke onlara acıma ve merhamet duygusuyla değil de en az bizim kadar kendileri olarak yaşama hakları olduğu gerçeğini kabul ederek bakabilseydik. Keşke, bindiği bir toplu taşıma aracında başını okşayıp ” ah yavrum” la başlayan sözlerle anne- babasının zaten yorgun olan yüreğini bir daha incitmemeyi öğrenseydik. Keşke binmekte olduğu toplu taşıma aracına daha ilk adımını atarken ” senin neren özürlü?” gibi lüzumsuz, itici, tahkir edici anlamsız sözlerle zaten yorgun olan o gönülleri iyice yıpratmasak. Keşke’lerin onlarcasını sıralanabilir tabi ama ” sözün tamamı …” tekerlemesine uyarak bu kadarla iktifa, maksadın hasıl olması adına yeterlidir sanırım.

10- 16 Mayıs dünya engelliler haftası… Çok söylenebilir, çok yazılabilir konu hakkında. Ama söz yerine icraat bekliyor gereksinimleri özel bu özel insanlarımız. Başka değil, haklarının teslimini bekliyorlar yıllar süren sabırla. İnanıyorum ki o güzel insanlarımızın memnuniyetleri ve haklarının teslimi, milletçe yeni güzelliklere açılan pencere, kapı olacak inşallah ardına kadar açık. Keşke’ler bir şey ifade etmiyor ama ben yine keşke diyorum, yapılan edileni doru kullansak ve değerlendirseydik. Ama olmuyor işte. İstismarın değişmeyen mantığı engelli demiyor, gereksinimleri özel özel insanlar demiyor menfaatini her şeyin önünde tutmaya devam ediyor. ” Onlar için değil, onlar üzerinden “, değişmeyen mantığı bazılarının. Diler ve dua ederiz ki, umumun menfaatinin esas ve öncelikli olduğu zaman ve alanlarda zirvelerde görürüz o âlî düşünceyi. Yine diler ve dua ederiz ki, tarih boyunca vakıf ve umumun menfaatini netice verecek işlerde örnek olmuş milletimiz yeniden ve bir defa daha tutar zirveleri.